Devlet Kavgası

Devlet Kavgası İttihat ve Terakki

“İTTİHAT VE TERAKKİ”

“Biz bu imparatorluğu kurtarabiliriz.”

Osmanlı İmparatorluğu’nun 600 yıllık ömrünün son ve en zorlu dönemecine girerken bir cemiyet koca imparatorluğu koruma ve kurtarma vazifesini omuzlarında hissetmişti.

Birbiri ardına patlak veren ve bitmek tükenmek bilmeyen ihanetlere karşın bu imparatorluk kurtarılabilirdi.

Osmanlı İmparatorluğu, zamanın güçlü devletlerinin paylaşmak için can attığı coğrafyada var olma savaşını bir grup idealistle yapacaktı. Bu eylemcilerin, kimi zaman fazla gerçekçi, kimi zaman büyük hayallerle giriştikleri muhteşem mücadele hem kendileri hem de vatanları için bir ölüm kalım savaşıydı; devlet kavgasıydı…

Bir dönemin, bir kuşağın tarihini doğru kavramak için İttihat ve Terakki’yi bir kez de Taylan Sorgun’un kaleminden okuyun. Dünü ve zamanı anlamak için.

Dönemin tanıklarının başka hiçbir yerde olmayan anlatımlarıyla…

 

Yazar: Taylan Sorgun

Görev Vakfı

Sarayın Bozkurtları

Sarayın Bozkurtları

SARAYIN BOZKURTLARI

“Sabahattin Önkibar, AKP-MHP ittifakını, ülkücü hareketteki bölünmeyi ve değişen dengeleri incelediği Sarayın Bozkurtları’nda, Türkiye’nin son dönem siyasi gerçeklerinden çarpıcı kesitler aktarıyor. Kitabında, ülkücülerin tarihine dair şaşırtıcı bilgilere, tanıklıklara ve anılara yer veren Önkibar, Alparslan Türkeş’ten Devlet Bahçeli’ye, Muhsin Yazıcıoğlu’ndan Meral Akşener’e açılan yelpazede bir portreler galerisi de oluşturuyor.

– Ülkücülere hangi virüsler, ne zaman şırınga edildi…
– Bahçeli, başbakanlık ve cumhurbaşkanlık tekliflerini neden reddetti…
– Ülkücü mafya nasıl doğdu…
– Ülkücüler Recep Tayyip Erdoğan’ı gençliğinde neden sorguya çekmişti…
– Ülkücü camiadaki “fikir işportacıları” kimler…
– Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümü ve FETÖ…
– Devlet Bahçeli’nin esrarengiz buluşmaları ve tuhaf kararları…
– Akşener ve İyi Parti gerçeğinin ardında ne var…
– MHP, Saray’a nasıl bağlandı…
– Bahçeli, Erdoğan’la neden kol kola girdi…

 

“Çalışmamız -tarihe not düşme adına- ülkücü hareketin fikirsel kaynaklarını, dünden bugüne seyri ve bölünmesini, yani mini bir tarihini sunma gayesine matuftur. Son siyasi gelişmelerde ülkücü camianın takındığı farklı pozisyonlar enine boyuna değerlendirilmekte, ülkücülere karşı dışarıdan ve içeriden yapılan operasyonlar ifşa edilmektedir.”
-Sabahattin Önkibar-

 

Yazar: Sabahattin Önkibar

Görev Vakfı

Yurtta Sulh İddianamesi

Yurtta Sulh İddianamesi

15 TEMMUZ YURTTA SULH İDDİANAMESİ

“Rütbesi ne olursa olsun örgüte mensup asker şahısların örgütsel tabirle şakirt tabir edilen alt kademede yer alan ve Silahlı Kuvvetler’in hiyerarşisi dışında asker-sivil unsurların emrinde üye konumunda oldukları anlaşılmıştır.”

Başarısızlıkla sonuçlanan 15 Temmuz darbe girişiminin “organizatörlerini” isim isim ortaya koyan elinizdeki kitap, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı ve Fethullah Gülen’in ilk kez “1 Numaralı Şüpheli” olarak değerlendirildiği iddianameyi içeriyor.

FETÖ’nün Türk Silahlı Kuvvetleri’ne -diğer devlet kurumları gibi- yıllar boyunca sızdığının ve paralel bir yapı oluşturduğunun kanıtlarını sergileyen iddianame, Türkiye’nin ne denli ciddi bir tehditle karşı karşıya kaldığını gösteriyor.

Bu kitap TSK içindeki FETÖ yapılanmasını tüm ayrıntılarıyla anlamak için, gerek hukuki, gerekse siyasi tarihimiz açısından son derece önemli, arşivlik bir belge.

 

Yazar: Muhammed Gömük

Görev Vakfı

Ay Yıldız Altında Sürgün

Ay Yıldız Altında Sürgün

TÜRK ALMAN İLİŞKİLERİNDEN TARİHSEL BİR KESİT (1933-1945)

“Almanya ve Türkiye arasında çok uzun zamanlardan beri sıkı bağlar vardır. Ülkelerimiz arasındaki yakın tarihi, politik ve kültürel ilişkilerden dolayı çok özel bir ortaklık söz konusudur. Bu ortaklığın unsurlarından biri de bilimsel işbirliğidir ve esas olarak Alman bilim adamlarının Nasyonal Sosyalizm zamanında mülteci olarak Türkiye’de gösterdikleri faaliyetlere dayanır. Onlar, Türkiye’de sığınacakları bir liman buldular, ülkeyi Atatürk’ün istediği anlamda Avrupa’ya giden yola sokmak için katkı yaptılar, kendilerine Almanya’da yasaklanan araştırma ve eğitim olanağına kavuştular.”

(Frank Walter Steinmeier, Almanya Cumhurbaşkanı)

“1933-1953 yılları arasında Almanya’daki Nasyonal Sosyalizm yönetiminden kaçarak Türkiye’ye sığınan değerli bilim, sanat ve kültür insanlarının, o dönemde ve bilhassa 1933’te Darülfünun adlı yüksek öğretim kurumunun üniversiteye dönüştürülmesi aşamasında Türkiye Cumhuriyeti’nin üniversite reformuna değerli katkıları olmuştur. Bu hocaların değerli katkıları yalnız üniversiteyle sınırlı kalmamış, mimari ve yönetim alanında da kendini göstermiştir.”

(Asım Kocabıyık, Sanayici ve İşadamı)

 

Yazar: Faruk Şen

Görev Vakfı

Türk-Altay Kuramı

Türk Altay Kuramı

TÜRK ALTAY KURAMI

yenisey-lena hayat alanları

‘… yıllardır izini sürdüğümüz kültür belgelerinin bizi götürdüğü en uzak nokta, anayurt…’

arkaik yenisey-lena kültürü

‘…MÖ 16,000-12,000’lerde, tanımlanan coğrafyanın mikro klima alanlarında yaşayan “tek tip etnik grup”…’

türk-altay kültürü

‘…MÖ 12,000’den önce üç yönde dünyaya çoktan dağılmış olan halkların, Altaylar kültür coğrafyasında kalan ve farklı bölgesel kültürler üzerinde MÖ 7.-6. binlerden itibaren egemenlik kuran bölümü…’

Kuram

‘…Arkaik Yenisey-Lena Kültürü ile Göktürk Kültürü arasında uzanan evrelerin birbirine bağlanışının matematiği…’

 

Yazar: Semih Güneri

Görev Vakfı

Gönül Defteri

Gönül Defteri

ERDEMLİ TOPLUMUN PINARLARI

“Hayatım boyunca toplumumuzun gönlündeki insan özleminin defterini tutmaya çalıştım. Çünkü o özlem, paylaştığım özlemdir. Toplumumuzdaki insan güzelliklerini topladığımız zaman, özlediğimiz dünyanın resmi çıkar.

Onları toprağa gömdük, ama erdemlerini havaya savuramazdık. Erdemleri tohumlardır çünkü.
O tohumlar düştükleri topraktan filizlenecekler.”

-Doğu Perinçek-

 

Yazar: Doğu Perinçek

Görev Vakfı

Merak Edilen Yönleriyle İslam

Merak Edilen Yönleriyle İslam

MERAK EDİLEN YÖNLERİYLE İSLAM

Time dergisinin gerçekleştirdiği “20. Yüzyılın En Önemli Kişileri” (The Most Important People of the 20th Century) anketinin “En Önemli Bilim Adamları ve Islahatçılar” (The Most Important Scientists and Healers) listesinde, dünya kamuoyunca belirlenmiş 100 ismin ilk 10’u arasında yer alan Yaşar Nuri Öztürk, 1951 yılında Bayburt’ta doğdu. İlk Arapça ve Farsça eğitimini, aynı zamanda en büyük hocası olan babasından aldı. Lisans eğitimini Hukuk ve İlahiyatta, yüksek lisans ve doktora eğitimini İslam Felsefesi dalında tamamladı. Bir süre avukatlık yaptıktan sonra üniversitedeki görevine başladı.

Türk üniversitelerinde öğretim üyesi ve dekan olarak 26 yıl görev yaptı. ABD-New York’ta (The Theological Seminary of Barrytown) bir süre misafir profesör olarak “İslam Düşüncesi” dersleri okuttu.

Türkiye, ABD, Rusya, Avrupa, Afrika, Ortadoğu ve Balkanlar’da İslam Düşüncesi, İnsan ve İnsan Hakları konularında birçok konferans verdi. “Kur’an’ın Yorum Katılmamış İlk Türkçe Çevrisi”ni yapan bilim adamı olarak da anılır.

“İslam-Batı İlişkileri ve Bunun KEİ Ülkelerindeki Yansımaları”, Человеческий фактор: общество и власть (Chelovecheskiy faktor: obshchestvo i vlast’), sayı 4, 2004; “İslam ve Avrupa”, Die Zeit, 20 Şubat 2003; “İslam ve Demokrasi”, Desperately Seeking Europe, Archetype Publications, Londra, 2003, s.198-210; “İslam ve Demokrasi”, Europa Leidenschaftlich Gesucht, Piper Verlag, Münih-Zürih, 2003, s.210-224 gibi uzun makaleleri ve İslam, Batı, laiklik konularındaki uzun röportajları [örnek olarak bkz. al-Ahram (haftalık), 1-7 Şubat 2001] Batı’da ve İslam dünyasında derin yankılar yapmıştır.

Türkçe, Almanca, İngilizce ve Farsça basılan eserlerinin sayısı 80’i aşkındır.

Öztürk’ün düşünce dünyası, değişik üniversitelerde yapılan Türkçe, Almanca, İngilizce, Fransızca tezlerle incelendi.

 

Yazar: Yaşar Nuri Öztürk

Görev Vakfı

Emperyalizm ve Tam Bağımsızlık

Atatürk ve Emperyalizm

EMPERYALİZM VE TAM BAĞIMSIZLIK

Sevr Antlaşması’yla Batı emperyalizmi “baklayı ağzından çıkarmış”, Osmanlı İmparatorluğu (Türkiye) için düşünülen “nihai çözümü” netliğe kavuşturmuştu. Sevr gösteriyordu ki Batılıların hedefi kısa ya da orta erimde Osmanlı’yı tümüyle yok etmek, Anadolu’yu Yunanistan ile Ermenistan arasında bölüştürmek ve bir Kürt devleti kurmaktı. Türkler de bir şekilde etnik temizliğe uğrayacaktı.

Atatürk, emperyalist Batı’nın Türkiye’ye saldırısını püskürtmenin ve Türk milletinin varlığını sürdürebilmesinin ancak çağdaş, güçlü bir devlet kurmakla mümkün olduğunu görüyordu. Devrim bunun için yapıldı; yoksa “şıklık, hoşluk, züppelik olsun diye” değil…

Elinizdeki kitapta Atatürk’ün emperyalizme karşı tam bağımsızlık mücadelesinin ifadesi olan yazı ve konuşmalarını bulacaksınız.

Görev Vakfı

Körlük – Jose Saramago

Körlük - Jose Saramago

KÖRLÜK SALGINI

Adı bilinmeyen bir ülkenin adı bilinmeyen bir kentinde, arabasının direksiyonunda trafik ışığının yeşile dönmesini bekleyen bir adam ansızın kör olur. Ancak karanlıklara değil, bembeyaz bir boşluğa gömülür. Arkasından, körlük salgını bütün kente, hatta bütün ülkeye yayılır. Ne yönetim kalır ülkede, ne de düzen; bütün körler karantinaya alınır. Hayal bile edilemeyecek bir kaos, pislik, açlık ve zorbalık hüküm sürmektedir artık. Yaşam durmuştur, insanların tek çabası, ne pahasına olursa olsun hayatta kalmaktır. Roman, kentteki akıl hastanesinde karantinaya alınan, oradan kurtulunca da birbirinden ayrılmayan, biri çocuk yedi kişiye odaklanır. Aralarında, bütün kentte gözleri gören tek kişi olan ve gruptakilere rehberlik eden bir kadın da vardır. Bu yedi kişi, cehenneme dönen bu kentte, hayatta kalabilmek için inanılmaz bir mücadele verir. Saramago’nun müthiş bir gözlem gücüyle betimlediği bu kaotik dünya, insanın karanlık yüzünün simgesi.

OLAĞAN ÜSTÜ BİR ANLATIM

Körlük, ürkütücü bir roman, beklenmedik bir felaketi yaşayan bir toplumun nasıl çöktüğünün, nasıl bencilleştiğinin ve değer yargılarını yitirdiğinin hikâyesi. Konusunun ürkütücülüğüne rağmen olağanüstü bir şiirsellikle anlatılmış bu unutulmaz roman, usta yazarın belki de en etkileyici yapıtı.

KİTABI SATIN AL

Görev Vakfı

Gazetecilikte Geçen O Yıllar – Oktay Ekşi

Gazetecilikte Geçen O Yıllar - Oktay Ekşi

GAZETECLİKTE GEÇEN O YILLAR

Oktay Ekşi 1952 yılında Ankara’da başladığı gazetecilik hikâyesini anlatıyor. Ekşi, gazetecilik hikâyesini anlatırken, Türk basın tarihine de ışık tutuyor. İptidai koşullarda yapılan haberciliğin hikâyesinde, Türk siyasi hayatının önemli figürlerini ve Meclis tartışmalarını okurla paylaşıyor.  Hürriyet gazetesinde 36 yıl sürdürdüğü başyazarlık görevinden kopuşunun perde arkasını aktarırken, 1952 yılından 2010 yılına kadar, aradan geçen 58 yılda, basının geçirdiği evreyi ve geldiği durumu da gözler önüne seriyor. Kitap, çarpıcı soruların yanıtlarını okurla paylaşıyor.

SORULAR VE YANITLAR

  • Makale boyu özüre rağmen Başbakan’ın gazabına neden uğradı?
  • Adalet ve Kalkınma Partisi, Hürriyet’in önünde neyi protesto etti?
  • 36 yıllık başyazarlığa vedada kamuoyunun bilmediği neler yaşandı?
  • Oktay Ekşi, aşkla başlayan gazeteciliğin ilk yıllarında kimlerle çalıştı?
  • Gazetecilik mi devrimcilik mi?
  • Basın dünyasındaki üç komünist kimlerdi?
  • Çetin Altan, geleceğini garanti altına almak için mi milletvekili oldu?
  • Kim Çetin Altan’a “güvenilmez” dedi?
  • Gazeteci Hüseyin Cahit 79 yaşında neden hapse girdi?
  • Demokrat Parti’nin Meclis çalışmaları ve basınla hesaplaşmasında neler yaşandı?
  • İngiliz Colette, Ankara’yı neden karıştırdı?
  • Burhan Belge’nin eşi Zaza Gabor Atatürk’le nasıl tanıştı?
  • Atatürk, bir gazete sahibini neden kovdu?
  • Atatürk’ün naaşının Anıtkabir’e taşınmasında neler yaşandı?
  • Stalin’in ölümü nasıl sorun oldu?
  • Samanpazarı Meydanı’nda, halkın gözleri önünde idam edilen kimdi?
  • Birinci Şube’de kim neden ajanlık teklif etti?

KİTABI SATIN AL

Görev Vakfı